| | Üretsiz Blog oluştur

kedi ve köpek

 

Yavru kedilerin beslenmesi

Yavru kedilerin beslenmesi

Yeni doğan kedi yavruları kör ve sağırdır. Gözler  9-15 günlükken açılır. Gözler açıldıktan 1 hafta sonra gerçek anlamda görmeye başlarlar. Bu süre içinde iç kulaklarda oluşumunu tamamlayarak kulak ses kanalları açılır, yavrular böylece sesleri de algılamaya başlarlar.
Yeni doğan yavrularda ilk 2 gün anne sütü çok önemlidir. " Ağız sütü " olarak bilinen colostrum,
birçok hastalığa karşı hazır antikorları ihtiva eder ve savunma sistemi henüz çalışmaya başlamamış olan yavrular için bu dönemde hastalıklara karşı direnç sağlar.
Yavrular, en hızlı gelişme gösterdikleri  bu dönem içinde zamanlarını, belli periyotlarla annelerinden süt emerek ve uyuyarak geçirirler. Gelişmenin çok hızlı olduğu bu dönemde uykunun önemi beslenme kadar büyüktür. Uygun ortamın sağlanması  ve süt veren annenin enerji gereksinimi göz önünde bulundurularak rasyonun 3 katına çıkarılması, Ca (Kalsiyum) takviyesi yapılması gerekir. İkinci haftalarını tamamlayan yavrular emekleyerek yürümeye başlarlar ve tuvaletlerini yuvalarının yakın çevresine yaparlar. Bu dönemde tırnaklar uzayıp sivri bir hal aldığı için annenin meme derisini zedeleyebilir ve anne bu durumdan rahatsız olur.Tırnakların uçlarının kesilip kütleştirilmesi gerekir. Bu işlem özel tırnak makaslarıyla, canlı dokuya zarar vermeden hassasiyetle yapılmalıdır. Yavrular 4 haftalık  olana kadar vücut ısılarını tam olarak regüle  edemezler. Bu yüzden dış çevrenin sıcaklık değişimlerinden etkilenirler. Isı, özellikle ilk 2 hafta hayati öneme sahiptir. Vücut ısılarını korumak için yavrular birbirlerinin ve annelerinin vücut ısılarından faydalanırlar. Ortam ısısının  30 'C  'de tutulması ve haftalık  2-3 'C  'lik düşüşlerle normal oda sıcaklığına ulaşılması yavruların sağlıklı gelişimi için faydalı olacaktır.5 haftalık olduklarında artık sütten kesilip özel hazırlanmış mamalara geçilmelidir. Veteriner Hekiminizin tavsiye edeceği yavrular için özel formüle edilmiş konserve ve kuru mamaları tarif edildiği gibi kullanmanız sizlere avantaj ve  kolaylık sağlayacaktır. Bu mamalar yavrunun sağlıklı gelişimi için gerekli tüm besin maddelerini ihtiyacı oranında ihtiva eder. Bu tür rasyonları evde hazırlamak zahmetli olacağı gibi istenilen değerleri de ayarlamak oldukça güçtür. Evde hazırlanacak rasyon mümkün olduğunca yavruların gelişimi için gerekli besin maddelerini çeşit ve miktar olarak içermelidir ;Süt den keserken ilk verilecek mamanın lapa tarzında yumuşak olması gerekir. Aksi taktirde yavrular kabız olabilir. Bebekler için mama yapmak da kullanılan protein+mineral takviyeli bisküvi veya eczanelerde satılan özel hazırlanmış, takviyeli bebek mamaları sütle karıştırılarak lapa tarzında yavruların mama kaplarına konularak verilebilir. Bu dönemde gerek verilen mamanın, gerek mama kaplarının çok temiz olmasına özen gösterilir. Besinler de taze olmalıdır. Daha sonra protein olarak taze yağsız eti çok ince kıyıp verebilirsiniz. Nişasta ve nişastalı besinler iyice pişirilmelidir. ıyi pişmiş pirinç güzel bir besindir. Az pişmiş sebzeler de verilebilir. Sebzeler hazırlanmadan önce iyice yıkanmalıdır. Unutulmamalıdır ki çok hızlı büyüyen yavruların sağlıklı bir iskelet yapısına sahip olabilmeleri ve gelişimlerini sağlıklı bir şekilde sürdürebilmeleri için Ca ( Kalsiyum ) ihtiyaçlarını eksiksiz karşılamaları gerekir. Evde hazırlanan rasyonlara takviye olarak Ca eklenmelidir. Yavruların enerji gereksinimi, erginlere oranla kg. başına  2-4 katı daha fazladır.Yavrular 6 aylık olana kadar günlük mama miktarı  3-4 öğüne, 6 aylık dan 12 aylığa kadar olan süre içinde de günlük mama miktarı 2 öğüne bölünerek verilmelidir. Zamanla büyüme takip edilerek günlük mama miktarı büyüme oranında arttırılmalıdır. Yavru kediler 8 haftalık olduklarında kendileri için hayati tehlike oluşturan enfeksiyonlara karşı aşılanmaya başlanmalıdır. Anneden geçmesi olası parazitler için tedavi yapıldıktan sonra Veteriner Hekiminiz tarafından hazırlanan aşı programına tam olarak uyumyavrunun sağlıklı gelişimi için şarttırprotein+mineral takviyeli bisküvi veya eczanelerde satılan özel hazırlanmış, takviyeli bebek mamaları sütle karıştırılarak lapa tarzında yavruların mama kaplarına konularak verilebilir. Bu dönemde gerek verilen mamanın, gerek mama kaplarının çok temiz olmasına özen gösterilir 
Etiket :kedi mamaları , kedi maması , mama
evrem_1902
04 Aralık 2008
08:43
Yorumlar :1
 
 
 
 

kedi.köpek bakımı

Kedilerin beslenmesi konusunda kedi dostları genellikle sıkıntı çekerler. Ama bir kedinin sağlıklı ve doğru beslenmesi için bilmemiz gerekenlerden birkaçı :

• Kedinize su yerine süt vermeyin. Süt suyun yerini tutmaz. Ayrıca anne sütü (doğal/yapay) haricinde 6 haftalık olana dek yavru kedilere sadece süt vermek onlarda kusmaya ve gelişim bozukluklarına neden olur.

• Kuru mama ile yaş mama arasında sağlık açısından bir tercih yapmak zordur. Her ikisi de sonuçta aynı kapıya çıksa da kuru mamaların aşırı tüketilme ihtimali yüksektir. Bu durumda kediler gereğinden fazla kilo alırlar. Ayrıca kuru mamalar kedilerin vücutlarındaki su miktarını da azalttığı için kedinin mutlaka bol su alması gerekir. Bazı kedi dostları kedilerine ilave vitamin katkısı yapmanın iyi bir şey olduğunu düşünürler ve ölçüyü kaçırmakta da beis duymazlar. Fazla olarak verilen vitamin türü katkı maddeleri fayda yerine zarara sebep olur. Ölçülü olmak en doğrusudur.

• Ağırlıklı olarak bir kediyi ciğerle beslemek doğru değildir. Böylesi bir tek yönlü beslenme kedilerde ciddi sağlık sorunları yaratabilir. Ciğer A vitamini açısından çok zengin bir yiyecek olup aşırı tüketimi halinde kedilerin kemik yapılarında lezyonlara yol açar. Aşırı ciğerle beslenen kedilerin boyun bölgelerinde kemik sorunları baş gösterebilir.

• Aynı şekilde ağırlıklı olarak bir kediyi balıkla beslemek de dengesiz bir beslenme türüdür. Aşırı balık tüketimi iştah kaybına yol açar. Beden, hastalıklara direncini kaybetmeye başlar.

• Bir kediye sıkça çiğ yumurta vermek sanıldığının aksine iyi bir şey değildir. Çiğ yumurta biotini azaltır ve kedilerde kilo kaybına, alerjiye yol açar.

• Kedilere asla yumuşak küçük kemikler verilmemelidir. Ağız tavanını kolayca delerek öldürücü rahatsızlıklara neden olabilir.

• Kediler için ideal olan çeşitli yiyeceklerden oluşan bir beslenme programıdır. Beslenmede aşırıya kaçmak ya da belli bir besine bağlı kalmak dengesiz belenmenin tehlikelerini beraberinde getirir.

KÖPEKLER

Tüm diğer bilimsel konularda olduğu gibi kedi ve köpek beslemeyle ilgili önemli gelişmeler yirminci yüzyılda, özellikle de yirminci yüzyılın ikinci yarısında olmuştur. Kedi ve köpek beslemeye olan ilginin artışında insanların yaşam tarzlarındaki değişmeler ve Dünya'ya bakış açısında ortaya çıkan farklılıklar da etkili olmuştur. Ayrıca, çekirdek aile sayısındaki artışlar, yazılı ve görsel iletişim araçlarındaki sürat ve yaygınlık, ailelerin kültür ve sosyo-ekonomik düzeylerindeki dikkati çeken iyileşmeler olumlu katkı yapmıştır. Tüm bu sayılanlardan daha önemli olmak üzere hastalıkların önlenmesi ve sağıltımında ortaya konulan gelişmeler, bilimsel yöntemlerle üretilen dengeli ve sağlıklı, ticari karma yemlerde bu gelişmede etkili olmuştur. Ayrıca, bazı resmi ve özel kuruluşların profesyonel bir yaklaşımla vermeye başladıkları eğitimin de buna kalkışı vardır. Geniş halk kitlelerinin hayvan haklarım benimsemesi ve bunları gelişmişliğin bir göstergesi olarak ortaya koyup, uluslararası platformlarda savunması, yalnız kedi ve köpeğin değil tüm diğer hayvanların da en azından türlerinin korunması bakımından olumlu yaklaşımlardır,

Bu değişmelere koşut olarak Türkiye'de de son on yıl içersinde kedi ve özellikle de köpek sayısında dikkati çeken artışlar meydana gelmiştir. Büyük illerde özel veteriner kliniklerin hızla arttığı, köpek, kedi satan marketlere ve dergılere ılgının arttığı görülmektedir. Türkiye'de 1997 yılı içersinne köpek ve kedi yemi, aşısı ve aksesuarı ithali için ödenen paranın 12 milyon ABD dolarım aşması konun boyutlarım ortaya koyması bakımından çarpıcıdır.

Tüm bu gelişmelerin Türkiye'de sağlıklı bir biçimde olduğunu söylemek de olası değildir. Sertifikalı, annesi babası bilinen saf ırkların üretimi yerine tesadüfi çiftleştirmelerle elde edilen yavrular elden ele dolaşmaktadır.

Bu arada bütün Dünya'nın yakından tanıdığı sadık bir dost ve bir görev hayvanı olan Sivas Kangal köpeğinin üretimi meraklı özel kişi ve kuruluşların yanı sıra üniversitelerde, Silahlı Kuvvetlerde ve Emniyet Kuvvetlerinde ciddi programlar dahilinde yapılmakta olup, önemli sayısal artışlar meydana gelmiştir.

Akbaş ve Kars (Şark) Çoban Köpekleri ve benzeri diğer yerli köpek ırklarımızın da aynı ilgiyi görmesi ümit edilmektedir.

Ankara ve Van kedilerine olan ilgi de giderek artmakta olup, üretilmeleri üniversitelerin ve bazı araştırma enstitülerinin programları içersine alınmıştır.

Köpek ve kedi başta olmak üzere pet adı verilen evde beslenen hayvanların sahiplenilmesinde duygusallıktan uzak ve gerçekçi olmak gerekmektedir. Bir diğer ifade ile hayvan sahiplerinin;

1- yaşadıkları yakın çevrenin sağlık ve huzurunun bozulmamasına azami dikkati sarf etmeleri,

2- bedensel ve moral bakımdan kendi sağlıklarına özen göstermeleri,

3- hayvanın hak ve gereksinmelerini bilme ve yerine getirmede titiz olma mecburiyetleri vardır.

Ayrıca unutulmamalıdır ki hayvanlar hep genç ve sağlıklı kalmazlar. Onlarında canlı oldukları, bir diğer ifade ile hastalanabilecekleri ve yaşlanacakları bilinmelidir. Gerçek hayvan sevgisi de böyle zamanlarda ortaya çıkmaktadır.

 
 
 

kedi ve köpek

KEDİ

Kökeni Mısır uygarlığına ve Kuzey Afrika coğrafyasına dayanmaktadır. Yaygın rivayete göre evcilleşme süreci tarım toplumunun gelişimi ile birlikte hızlanmıştır. Bugün genetik anlamda geçmişi eski çağlara dayanan evcil kedi cinsi 2 taneyle sınırlıdır. Bunlar Mısır Mau'su ve Habeş cinsi kedilerdir.

KÖPEK

Gündüz ve gece faaldir. Koku alma ve işitme duyuları keskindir. Görme mekanizması, sarı ve mavi renkleri daha iyi algılayabilen yapıdadır. Zeki olduğundan kolayca terbiye edilebilir. Sahibine bağlılığı ile ün yapmıştır. Parmakları üstünde koşar ve iyi yüzer.

Erkek köpekler arka bacaklarından birini kaldırarak idrar bırakırlar. Ağaç kökü, kaya gibi yerlere kokulu olan çişlerini yaparak, bölgelerinin sınırlarını çizerler. Daha sonra, arka ayaklarıyla boğa gibi tepinerek, idrar ve dışkı bıraktığı yere patilerindeki bezde bulunan hormonları bırakır. Bu hormonlar köpeğin cinsiyeti, yaşı, statüsü ve üreme durumu gibi konularda, diğer köpekleri bilgilendirmek içindir. Her köpek komşu köpeklerin kokulu işaretlerini tanır ve bölgelerine girmekten çekinir. Köpeklerin koku hafızası son derece gelişmiştir ve yeni bir kokuyu aldıktan hemen sonra, burnunu yalayarak bu kokuyu hafızasına alır.